Paris Gezi Rehberi - 5. Bölüm (Tuilleries, Palais Royal, Le Marais ve Diğerleri)

16 Ekim 2019 Çarşamba 0 yorum

Umarım ilk 4 bölümü keyifle okuyarak Paris geziniz ile ilgili planlamanızda yardımcı olmuş, size fikir vermiştir.

Bu yazı için, Paris'te 3-4 günden fazla kalacak ve diğer bir tabirle bir "Parisien" gibi şehirde vakit geçirmek isteyecek, sokaklarında gezinerek fotoğraf çekmek isteyecek gezginler için desem sanırım doğru olur.

Tuilleries Bahçesi:

Paris şehir olarak her köşesinde vakit geçirilebilecek bir şehir. Eğer açık havayı seviyorsanız, sabah koşusu yapmak için bir yer arıyorsanız Tuilleries Bahçesi tam size göre. Şuraya konumu (Tuilleries Konum) bırakıyorum.

Tuilleries Bahçesi'nden D'orsay Müzesi'nin Görünümü

Tuilleries Bahçesi, D'orsay Müzesi'nin hemen karşısında, Seine Nehri'ne ve Concorde Meydanı'na komşu durumda. İçinde sincap, ördek, kaz gibi hayvanların gezdiği, sabahları birçok insanın koşu ve spor amaçlı kullandığı bu Bahçe, şehrin nefes aldığı birçok noktadan sadece biri. Paris'in birçok noktasına yeşil alan yapılmış ve Tuilleries Bahçesi ise bu noktalardan en merkezi konumda olanı desek yanlış olmaz.

Kabil'in Oğulları Heykeli

Bahçenin içerisinde birçok heykel bulunuyor. Bu heykellerden en ünlülerinden biri, 1906'da Paul Landowski tarafından yapılmış bronz bir çalışma olan "Les Fils de Cain" yani Kabil'in Oğulları heykeli.

Heykeli incelediğimizde, ortadaki kişi sanki boynuzlu bir hayvan başını tutuyormuş gibi durmakta. Resme göre sağdaki kişi ise elinde yanan bir alevi korurcasına siper yapmış durumda. Soldaki kişi ise elindeki asa ve sağ eliyle güneşten yüzünü korur gibi siper yaparak ufka doğru bakıyor.

Bilgi: Bu heykeltraş ile ilgili diğer ilginç bir anektot, heykeli yontan Paul Landowski'ye ait diğer bir eser Rio De Jenerio'daki tepeden şehre doğru kollarını açmış "Kurtarıcı Mesih" heykelidir.


Le Marais Bölgesi:

Paris'te bir dönem yahudilerin yoğun olarak yaşadığı Le Marais bölgesi, gezilecek diğer güzel yerlerden biri. Sokakların ve binaların arasında gezerken karakteristik yapıların arasında yürümekten keyif alacağınız bu bölge, aynı zamanda ünlü kafe ve restoranlara da ev sahipliği yapıyor.
Rue Vieille du Temple için bölgenin en önemli caddesi diyebiliriz. Caddenin konumunu hemen şuraya (Rue Vieille du Temple Konum) bırakıyorum.

Paris Sokaklarından Bir Görüntü

Saint-Germain Boulevard:

Paris'in gezilecek ve vakit geçirilecek diğer yerlerinden biri ise Saint-Gemain Bulvarı. Bu bölgede de restoran ve kafe tarzı mekanlar yoğun olarak yer alıyor. Bunları en ünlüsü ise Café de Flore (Café de Flore Konum). Bölgede lezzetli macaron yiyebileceğiniz diğer bir yer ise Macarons and Gourmands. Konumunu hemen şuraya bırakıyorum. (Macarons and Gourmands Konum). Ayrıca eşimle gidişimizde planladığımız fakat, bir türlü gitme imkanı bulamadığımız MONK La Taverne de Cluny de buraya çok yakın (Bkz. Konum). Umarım siz vakit bulur, buraya gider ve bizim yerimize de vakit geçirme ve canlı müzik dinleme imkanı bulursunuz.



Saint-Germain-des-Prés (Bkz. konum) metro istasyonu, bu bölgeye ulaşım için en iyi seçeneklerden biri.

Sentier Bölgesi - Rue Montorgueil ve Rue Réaumur Caddeleri:

Paris'te dolaşmak, farklı yerlerde yemek, tatlı, macaron yemek, kahve içmek istiyorsanız bu bölge güzel ve uygun fiyatlı seçeneklerden biri. Bölgede Paul, ZouZou, CloudCakes, LeRubis gibi kahve noktaları olmakla birlikte, macaron tatlısından Pouchkinette de bu bölgede yer alıyor.



Bilgi: Pouchkinette için gitmeden önce açık olup olmadığını kontrol etmeniz iyi olur. Kısa süre önce Google'da kalıcı kapandığına dair bir bilgi yer almış.

Sentier Metro İstasyonu konumunu (Sentier Konum) paylaşıyorum.

Pont des Arts (Sanat Köprüsü)

Ile de la Cite adasının her iki yakasından akan Seine Nehri'ni gözlemleyebileceğiniz, üzerinde keyifle vakit geçirebileceğiniz bir köprü. Sanat Köprüsü demelerinin bence en önemli nedeni, Louvre Müzesi'ne giden yol olması. Hemen aşağıda köprüden Louvre Müzesi'ne doğru çektiğim bir fotoğrafı paylaşıyorum.


Aşağıdaki fotoğraf da Cite Adası'nın her iki yanını görebileceğiniz ve aynı zamanda aşıkların isimlerini yazıp, kilitlerini asarak anahtarlarını suya attıkları yer.

Pont des Art Köprüsü Üzerinden Seine Nehri


Bilgi: Daha önce bu köprülerin üzerinde binlerce asılı kilit vardı. Fakat son dönemlerde köprü bu ağırlığı taşıyamaz olmuş, bu durum köprüde ciddi bir risk oluşturduğu için köprülere demir kilit takılmasın diye Paris belediyesi tüm demir korkulukları sökerek yerine kırılmaz camdan korkuluklar yapmış. Yine de tabii turistler bir çözümünü bularak köprünün ufak da olsa bir bölümüne asmayı başarmışlar.

Jardin du Palais Royal

Paris'in en önemli saraylarından olan Palais Royal'i gezmek için çok uzaklara gitmenize gerek yok. Louvre Müzesi'nin hemen arka tarafında bulunan bu saray (Bkz. Palais Royal Konum) 1630'lu yıllarda Kardinal Richelieu için saray olarak yapılmıştır. Hatta bu nedenle resmi adı Palais-Cardinal olarak geçmektedir.

Fransız İhtilali döneminde burada yaşayan Dük ve ailesi giyotinle idam edilmiş, bina ise bu ihtilal esnasında yok olmaktan ucuz kurtulmuştur.

Günümüze kadar dönem içerisinde kütüphane, kafe, kumarhane, restoran gibi çeşitli faliyetlerde kullanılan Palais Royal, günümüzde kamu binası olarak kullanılmaktadır.

Bahçe düzenlemesi ve simetrik peyzaj tasarımıyla hoş bir görüntüsü olan Palais Royal Bahçesi'ni görmek, fotoğraf çekmek ve vakit geçirmek istiyorsanız Palais Royal Musée du Louvre istasyonundan 5 dk'lık yürüme mesafesiyle ulaşabilirsiniz.



Ladurée Paris Champs Elysées

Paris'in en pahalı kahve ve tatlı noktası şüphesiz Şanzelize Caddesi üzerinde bulunan Ladurée. 4'lü macaron + 2 adet espresso 20€ civarı tutuyor.
Ortam ve dekorasyon olarak çok ihtişamlı olan ve 1900'lerin başındaki lüks Paris kafe tasarımıyla Ladurée, bütçe sorununuz yoksa Paris'te uğranabilecek noktalardan. Biz ilk Paris ziyaretimizde çok pahalı olduğunu düşünerek gitmedik fakat, 2. ziyaretimizde Ladurée'de macaron ve kahve keyfi yaptık. Yerken güzel fakat öderken pahalı, baştan söylemek gerek:).



PARİS YAZILARIMIZ:
Paris Gezi Rehberi - 1. Bölüm (Eyfel, Seine, NotreDame ve Müzeler)
Paris Gezi Rehberi - 2. Bölüm (Montmartre)
Paris Gezi Rehberi - 3. Bölüm (Ulaşım)
Paris Gezi Rehberi - 4. Bölüm (Konaklama)
Paris Gezi Rehberi - 5. Bölüm (Tuilleries, Palais Royal, Le Marais ve Diğerleri)

Paris Gezi Rehberi - 4. Bölüm (Konaklama)

3 Ekim 2019 Perşembe 0 yorum

PARİS’TE NEREDE KALMALI

Otel tarzı bir yerde kalmak istiyorsanız Booking.com, Trivago ya da Hotels.com gibi sitelerden kampanyaları takip edip rezervasyonunuzu yaparak çok uygun fiyatlara otel bulabilirsiniz. Bulunduğunuz otelin République, Bastille, Madeleine gibi merkezi metro aktarım noktalarına yakın olmasında fayda olduğunu söylemek gerek. Bu istasyonlar, birçok metronun buluşma noktası olduğu için ulaşımınızı kolaylaştırıyor.

Bizim gibi “Fransa’ya gidip otelde mi kalacağız, yok mu şöyle güzel bir Fransız evi?” diye bir düşünceniz varsa eğer AirBNB gibi kişilerin evlerini kiraladığı alternatif siteleri incelemeniz faydalıdır. Bu sitelerde özellikle yüksek hit almış ev sahiplerini değerlendirmenizi, yoğun kullanım ve güzel yoruma sahip evleri seçmenizi tavsiye ederim.

Tavsiye: Eşimle beraber 2 kez Paris'i ziyaret etme imkanımız oldu. İkisinde de République bölgesinde konakladık. Merkezi bölge olmakla birlikte, yeme, içme ve ulaşım konularında kolay çözüm sağlıyor.


PARİS’TE NE KADAR KALMALI

Öncelikle gezi planı çok iyi ve detaylıca yapılması gereken bir şehir Paris. Zira şehre adım attığınız ve turist haritasını elinize aldığınız an bütün önemli noktaları görmek, bütün müzeleri gezmek, sembol yerlere gitmek isteyeceksiniz.

Eşimle 4 gecelik bir tur planlayıp sabah 10’da yollara düştük. Gece 23-24’e kadar tamamen gezi ve merkez sembol noktalara, müzelere ulaşan bir gezi programı planladık. Paris’e ilk defa gidenlerin muhtemel planını uygulamış olduğumuz için yazımı bu program üzerine devam ettireceğim.

Pantheon, Notre Dame, Concorde Meydanı, Şanzelize, Zafer Takı gibi noktaları 1 gün içine sığdırmanız size hem zaman kazandıracak, hem de hızlı bir şekilde turistik noktaları tek seferde görmenizi sağlayacaktır.

Eyfel Kulesi'ne ait bölgeye mümkünse akşama doğru gidilmesi ve hava kararmadan kuleye çıkılması faydalı olacaktır. Şanslıysanız ve hava açıksa gün batımı, devamında gece karanlığında Eyfel'in tepesinden ışıl ışıl görünen Paris'i izlemek ayrı bir güzeldir. Yalnız geç saatlerde kulenin tepesi gün içindeki sıcaklığa göre çok daha soğuk olur, aman dikkat...

Bizim gibi müze manyağı iseniz Louvre Müzesi'ne 1 tam gün ayırmanız faydalı olacaktır. Bunu ayrı bir yazı başlığımız olan Louvre Müzesi yazısında bahsedeceğim.

Disneyland ise tam 1 gününüzü alacak ve sizi ciddi yoracak bir aktivitedir. Bu durumu göz önünde bulundurarak planlama yapmanızı tavsiye ederim.


PARİS YAZILARIMIZ:
Paris Gezi Rehberi - 1. Bölüm (Eyfel, Seine, NotreDame ve Müzeler)
Paris Gezi Rehberi - 2. Bölüm (Montmartre)
Paris Gezi Rehberi - 3. Bölüm (Ulaşım)
Paris Gezi Rehberi - 4. Bölüm (Konaklama)
Paris Gezi Rehberi - 5. Bölüm (Tuilleries, Palais Royal, Le Marais ve Diğerleri)

Paris Gezi Rehberi - 3. Bölüm (Ulaşım)

2 Ekim 2019 Çarşamba 0 yorum

PARİS'E ULAŞIM

Türkiye’den Paris’e en kolay ulaşım yöntemi hava ulaşımı. Şehirde 3 adet havaalanı var: Charles de Gaulle (CDG), Orly (ORY) ve Beauvais (BVX). THY ve Onur Air gibi önemli Türk şirketleri CDG havaalanını aktif olarak kullanmaktadır. Bu havaalanı şehrin biraz dışında olmakla beraber, banliyö tarzı trenleri ya da otobüsleri kullanarak ancak şehre inebileceğiniz bir noktadadır. Pegasus ise Orly Havaalanı'nı kullanmaktadır.

Charles De Gaulle Havaalanı 3 terminalden oluşuyor. (Terminal 1 - 2 - 3). THY Terminal-1’i, Onur Air Terminal-3’ü kullanıyor. Terminal 1 ve 3’ün otobüs ve RER diye adlandırdığımız banliyö trenlerine ulaşımı Terminal-2’ye göre daha kolay.
Orly Havaalanı'nı daha önce hiç kullanmadığımız için böyle bir ulaşım ihtiyacınız varsa farklı kaynak sitelerden ORY - Paris şehir merkezi ulaşımı diye aratarak inceleyebilirsiniz. Daha önce Orly Havaalanı'nı kullanma şansımız olmadığı için başka bloglardan bilgi toplayıp buraya yazmıyoruz.

Şehir merkezine ulaşabilmek için en çok kullanılan ulaşım yöntemi RER diye adlandırılan (Türkiye’deki banliyö trenlerine benzeyen) trenlerdir. Burada kişi başı yaklaşık 10-11€ fiyat civarında tedarik edebileceğiniz ve +1 metro aktarma hakkı daha sağlayan RER biletleriyle ulaşımınızı sağlayabilirsiniz. Bu bileti kredi kartınız ya da tamamen bozukluklardan oluşan € paranızla alabilirsiniz.

İlk defa Paris’e gidiyorsanız RER, diğer ulaşım yöntemlerine göre hem daha hesaplı, hem de metro sistemine hızlı bir şekilde dahil olabilmenizi sağlayacak iyi bir ulaşım yöntemidir.
Alternatif yöntem olarak, taksi ile şehir merkezine, gideceğiniz noktaya göre değişmekle beraber, ortalama 40-50€ civarına gidebilirsiniz. Kalabalık gruplar için taksi tercih edilebilir.
Diğer bir alternatif ulaşım yöntemi olarak Paris Dolmuşu’nu inceleyebilirsiniz.


PARİS'TE ULAŞIM

Paris'i gezmenin en kolay yolu Paris metroları ve Paris otobüs ağı. Otobüs ağı bir nebze karışık olmakla birlikte Paris metro ağı, şehir merkezindeki birçok noktaya kolaylıkla ulaşmanızı sağlayan en önemli gezi yardımcınız olacaktır. Şehir, metro ulaşımı açısından örümcek ağı misali bir yapıya sahip ve hemen hemen her turistik noktaya metro ile ulaşım sağlanabiliyor.

Paris, ZONE’lara ayrılmış ve ulaşım bu ZONE’lara göre fiyatlandırılmaktadır. Burada en önemli & turistik noktalar diyebileceğimiz Eyfel Kulesi, Louvre Müzesi, Notre Dame Katedrali, Pantheon, Orsay Müzesi, Montmartre bölgesi, Lüksemburg Bahçeleri, Bastille, Opera binası (Palais Garnier), Zafer Takı, Concorde Meydanı, Şanzelize Caddesi, Republique Meydanı, Gare du Nord  gibi aktarım noktaları, ZONE-1 ve ZONE-2 içerisinde kalmaktadır.

Gezi planınıza göre Paris Pass kart alıp gün sayınıza göre sınırsız geçişten faydalanabilir, aynı zamanda Paris Pass kartın çeşitli gezi noktalarında, satış noktalarında ve müzelerde ücretsiz giriş, indirim ve hızlı geçiş (fast track) hizmetlerinden faydalanabilirsiniz.

Paris Pass'i tercih etmezseniz tek kullanımlık biletle de gezmeniz mümkün. Ticket T+ dediğimiz tek kullanımlık (aktarıma da izin veriyor) ulaşım biletlerini 10’lu deste olarak (carnet şeklinde) aldığınızda ise tek bilete göre daha avantajlı bir fiyattan almış oluyorsunuz.

Daha önce 2 farklı zamanda gitmiş biri olarak biz 10'lu desteler halinde almayı tercih ettik ve gezi planımız dahilinde fiyat olarak bizim için daha uygun ulaşım çözümü oldu. 
Paris Pass linkini şuraya bırakıyorum.

Tavsiye: Metro haritasını havaalanına ilk indiğiniz yerde turist danışma noktalarından tedarik edebilirsiniz. Fakat, kağıt tüketmek akıllı telefon/tablet üzerinden takip etmek isterseniz Paris metro haritasının geniş çözünürlüklü haritasının bulunduğu linki de şuraya bırakıyorum.

Uyarı: Tekli biletlerle seyahat ettiğiniz takdirde, turnikeden geçtikten sonra metrodan çıkana kadar lütfen biletinizi yanınızda tutun ve saklayın. Metro ağı içerisinde görevliler rastgele bilet kontrolü yapabiliyorlar. Biletiniz yanınızda olmadığı takdirde ciddi para cezası ödemek zorunda kalabilirsiniz.

Bilgi: Versay Sarayı ve Disneyland, Zone 1-2’nin dışında kalmaktadır. Standart Ticket T+ biletleriyle ulaşım tercih ettiğinizde bu noktalara ulaşım için ayrıca bilet almanız gerekecektir.


PARİS YAZILARIMIZ:
Paris Gezi Rehberi - 1. Bölüm (Eyfel, Seine, NotreDame ve Müzeler)
Paris Gezi Rehberi - 2. Bölüm (Montmartre)
Paris Gezi Rehberi - 3. Bölüm (Ulaşım)
Paris Gezi Rehberi - 4. Bölüm (Konaklama)
Paris Gezi Rehberi - 5. Bölüm (Tuilleries, Palais Royal, Le Marais ve Diğerleri)

Paris Gezi Rehberi - 2. Bölüm (Montmartre)

0 yorum

"Paris Gezi Rehberi - 1. Bölüm" yazımızı okuyup "yahu bu kadarcık Paris gezisi yetmez, başka yerlerini de görmek isteriz" diye düşünüyorsanız "Le Parisien" olma yolunda uygun adımla ilerliyorsunuz demektir. Aslında bu bölüm, 1. bölümdeki yazımın devamı niteliğinde, hatta 1,5. bölüm olarak adlandırılabilir. Bu yazıda bahsedeceğim yer Ressamlar Tepesi, Montmartre.


Montmartre Tepesi

Paris'in bohem kültürünün görebileceğiniz ve Paris şehrini yukarıdan izleyebileceğiniz en yüksek rakımlı, en güzel yerlerden biri Montmartre. Tepenin simgesi olan Sacre-Coeur Bazilikası, kırmızı renkli ve değirmen simgeli ünlü Moulin Rouge kabaresi, Amelie Poulain'in gündelik alışverişini yaptığı marketi (market konumu) ve çalıştığı kafe (Café des Deux Moulins - kafe konum) ünlü ressamlar  Pablo Picasso, Salvador Dali, Claude Monet, Vincent van Gogh ve Amedeo Modigliani'nin en ünlü eserlerınden bazılarını hayata geçirdiği Ressamlar Tepesi'yle birlikte yüzlerce basamaktan oluşan merdivenlerinde ve dar ve arnavut taşlında sokaklarında keyiflice vakit geçirmek için 1 tam gününüzü ya da en azından öğleden sonrası olmak üzere yarım gününüzü ayırmanız yeterli olacaktır.


Montmartre Bölgesine Nasıl Ulaşılır?

Bölgeye en kolay ulaşım yolu metro. 12 numaralı metroya bindip Abbesses istasyonunda indiğinizde Place des Abbesses Meydanı'na adım atmış olacaksınız. Diğer metro ulaşım noktası ise 2 no'lu metro ile ulaşabileceğiniz (Moulin Rouge'un hemen dibinde olan) Blanche istasyonu.
Tavsiyem, gün boyunca tabana kuvvet yürümeniz gerekeceği için, Sacre-Coeur ve Ressamlar Tepesi'ne daha kısa yoldan ulaşabilmek adına ilk gidişte Abbesses istasyonunu kullanıp büyük bir çember çizerek ulaşım rotanıza uygun olduğu takdirde Blanche istsayonuna kadar inerek Moulin Rouge kabaresinin önünde Montmartre gezinizi sonlandırmanızdır. Yazıyı bu rota doğrultusunda hazırladık. Basit bir yürüyüş güzergahını google harita üzerinden şuraya bırakıyorum.


Sacre Coeur Bazilikası

Montmartre bölgesine geldiğinizde uğramanız gereken en önemli yerlerden biri Bazilika. Metrodan indikten sonra Bazilika'ya doğru yürüdüğünüzde karşınıza Amelie'nin erkek arkadaşını yerdeki çizgiler ve işaretlerle delirttiği alt meydana geleceksiniz. Burada hemen sol tarafta bir atlı karınca (Carrousel de Saint-Pierre) ve onun biraz arka kısmında ise sizi ücret karşılığında tepeye çıkaran çekme halatlı bir füniküler (Funiculaire - Gare Basse) mevcut. Eğer tepeye merdivenlerden çıkmayı gözünüz kesmiyorsa ya da sağlık açısından bir engeliniz varsa füniküleri kullanmanız uygun olur çünkü merdivenler hem yüksek, hem de çok fazla.

Sacre Coeur Bazilikası

Tavsiye: Zaman zaman merdivenlerde siyahi Fransız arkadaşlar, çeşitli ip ve bileklikleri zorla size satmak isteseler de bu arkadaşlara hiç prim vermeden hızlı hızlı merdiveni çıkmanızı öneririm.

Sacre Coeur'dan Bir Görünüm

Sacre-Coeur Bazilikası, kuşbakışı incelediğinizde bir haç şeklinde tasarlanmıştır. Nereden kuşbakışı gözlemleyebilirim diye düşünüyorsanız. (bkz. Sacre-Coeur konum) Mimari dokusunda Roma dönemi ve Bizans dönemi eserlerine benzerlik görebilirsiniz. Bazilikanın Saint-Front de Périgueux Katedrali ve Ayasofya'dan ilham alınarak inşa edildiği söylenir. Yuvarlak kubbeli yapısı da gerçekten bu teoriyi destekliyor.

Bazilika, bir hac noktasıdır ve her yıl hem turistler, hem hacı adayları tarafından milyonlarca ziyaretçi ağırlamaktadır. Bembeyaz yapısı ve kubbeli görüntüsüyle "düğün pastası" olarak adlandırılan Sacre-Coeur, halihazırda kilise olarak kullanıma devam etmekte olup giriş ücretsizdir. Halihazırda ibadet mekanı olduğu için içeri girdiğinizde bu durumu göz önünde bulundurmanızı önemle rica ederim.

Sacre Coeur Bazilikası

Bazilika içinde büyük bir org bulunmaktadır ve org yapısı itibariyle teknoloji harikası olarak adlandırılmaktadır. Şanslıysanız bir ayine denk gelip orgun sesini muhteşem yapının duvarlarında yankılanırken dinleyebilirsiniz.

Bazilikanın hemen yanında ise yeni dönemde keşfedilmiş bir görsel ilüzyon var. Bazilikaya varmak üzereyken (yüzünüz bazilikaya dönük iken) hemen sağ tarafta bir bina var. Bazilikanın önünde eğimli çim görüntüyü düz zemin olarak kamera açısını ayarladığınızda arkadaki bina "batan bina - sinking house" olarak görünüyor ve ortaya eğlenceli bir görüntü çıkıyor. Denemenizi tavsiye ederim:)

Sinking House

Diğer bir manzara tavsiyesi, Sacre-Coeur'a sırtınızı verdiğinizde sağ tarafa doğru yürüyün. Yürüdüğünüz yol olan Rue Azais'de sol kolunuz üzerinde demir korkulukların bulunduğu bir kaldırım var. Oradan karşı manzarayı izlediğinizde, hava durumu da puslu değilse, tam karşıda Eyfel Kulesi'nin siluetini görmeniz mümkün. Gün batımı esnasında çektiğim bir görüntüyü paylaşıyorum.

Montmartre Tepesi'nden Eyfel Kulesi'nin Gün Batımı Silueti


Place Du Tertre Meydanı

Montmartre'nin çeşitli sosyal medya mecralarında ressam ve karikatüristlerin açık alanda arnavut taşlı bir meydanda resim yaptıklarını ve muhtemelen görmüşsünüzdür. İşte o meydanın adı Place Du Tertre (bkz. Tertre Meydanı konum). Sacre-Coeur'dan kısa bir yürüyüş sonrasında ulaşacağınız bu meydanda vaktiniz ve bütçeniz varsa resminizi veya komik bir karikatürünüzü çizdirmeniz mümkün. Eğer daha kısa bir sürede burayı gezecekseniz meydanda bulunan kafeteryalar soluklanmak için birebir. Buna da vaktiniz yoksa anın tadını çıkarın ve 17-18. yy'dan kalma binaları ve yapıları izlerken o dönemin ünlü ressamlarının bu bölgeden nasıl ilham alarak eserlerini yaptığını hayal edin.

Restoran Deneyimi: Eşimle yemek yeri bakınırken kulağımıza tatlı bir piyano sesi geldi ve bu sese kulak verip La Pétaudière (bkz. restoran konum) adlı restorana puanına dahi bakmadan girdik. Öncelikle ortamın ambiansı çok iyi ve restoran şirin dizayn edilmiş. İçeri girince köşedeki piyano ve masa düzeniyle bunu siz de göreceksiniz. Fransızların ünlü soğan çorbasından ve yanında da doyumluk bir pizza sipariş ettik. Siparişlerin gelmesi normalden uzun sürdü fakat, hem çorba hem de pizza gayet lezzetliydi. Vaktimiz olduğu için dert etmediğimi söylemeliyim. Bu restoran için Google puanına ve yorumlara baktığımda birbirinden uç puanlamalar var ve çoğu olumsuz yönde, geneli de siparişlerin geç gelmesi ve garsonların tavrı ile ilgili. Son puan durumunu görünce tavsiye edip etmeme konusunda kararsız kaldım fakat, kendi deneyimlerimi burada paylaştığım için buraya restoran ile ilgili deneyimimizi ekleme gereği duydum. İlgilenenlere duyurulur.


Le Fabuleux destin D'amelie Poulain (Film)

Ünlü yönetmen Jean-Pierre Jeunet'in eseri olan Amelie filmini izlemeden Montmartre'ye gelmeyin.
Filmden kısaca bahsetmek gerekirse Amelie, asperger belirtileri gösteren yalnız bir kız. Küçük dünyasında etrafındaki insanlara birtakım müdahalelerde bulunarak onlara iyilik yapmaya çalışan ve hayatlarına renk katmaya çalışan kahramanımız Amelie, bir gün gelir ve bir çocuğa aşık olur. Fakat, aşkını gidip pat diye söylemek yerine kendince bir yöntem uygular. Film de bu küçük detayların birleşerek Jean-Pierre Jeunet'in güzel yorumuyla IMDB sıralamasında kendine her zaman üst sıralarda yer bulmakta.
Montmartre'i gezerken sokaklarda Amelie filminden kareler görmeniz mümkün. Mesela Sacre-Coeur'un aşağısında atlı karıncanın bulunduğu alan, Amelie'nin erkek arkadaşı olacak Nino'yu telefonla aradığı ve yerdeki oklarla deliye döndürdüğü alan. (Bkz. konum)

Amelie'nin hemen evinin altında bulunan ve saf arkadaşı Lucien'in çalıştığı marketin adresini ise hemen şuraya bırakıyorum. (Bkz. Amelie market konum) Burası gerçek bir manav, lezzetli meyvelerinden birkaç tane alıp yemeyi unutmayın, şimdiden afiyet olsun.





Filme konu olan bir diğer nokta ise Amelie'nin çalıştığı kafeterya. (Bkz. Café des Deux Moulins konum) Burası da gerçek bir kafeterya. Filmde olduğu gibi, Creme de Brulee tatlısından alıp yanına da bir kahve sipariş edip Amelie fotoğrafının altında afiyetle yiyebilirsiniz.






Moulin Rouge Kabaresi

Moulin Rouge, 1889 yılında inşa edilen bir kabaredir. Fransızca dilinde "Kırmızı Değirmen" anlamına geliyor, zaten dış görüntüsünde adının hakkını verir bir şekilde büyük bir kırmızı değirmen bulunmakta ve kabare adını bu değirmenden almakta. Şuraya konumunu (Bkz. Moulin Rouge konum) bırakıyorum.
Ayrıca 2001 yılında Baz Luhrmann yönetmenliğinde çekilen Moulin Rouge filmi de (Bkz. imdb linki) burayı konu almaktadır.
Özel bir girişimle Fransızların hayatına giren bu ünlü kabare, kısa süre içerisinde sembol bir yer olmuştur. Özellikle yetişkinlere yönelik gösteriler ve ünlü kan-kan danslarını izlemek için dünyanın dört bir yanından turistler buraya gelmektedir.
Moulin Rouge için aylar öncesinde rezervasyon yapmanız ve bilet almanız önemli. Fiyatlar ciddi anlamda pahalı, fakat yine de organizasyon ve gösteri detaylarını incelemeniz için şuraya kabarenin resmi linkini bırakıyorum. Biz sadece önünde resim çekinmekle yetindik, tabii karar sizin.


PARİS YAZILARIMIZ:
Paris Gezi Rehberi - 1. Bölüm (Eyfel, Seine, NotreDame ve Müzeler)
Paris Gezi Rehberi - 2. Bölüm (Montmartre)
Paris Gezi Rehberi - 3. Bölüm (Ulaşım)
Paris Gezi Rehberi - 4. Bölüm (Konaklama)
Paris Gezi Rehberi - 5. Bölüm (Tuilleries, Palais Royal, Le Marais ve Diğerleri)

Paris Gezi Rehberi - 1. Bölüm (Eyfel, Seine, NotreDame ve Müzeler)

0 yorum

Paris, dünyanın en turistik şehirlerinden biri. Geçmişten günümüze devrimin, modanın, sanatın ve lüksün başkenti olmuş (kendi deyimleriyle) "Işık Şehir" Paris, her yıl dünyanın dört bir yanından milyonlarca turisti ağırlıyor. Bu bölümümüzde Paris'te en önemli turist noktalarını gezmek isteyen fakat, 2-3 gün gibi kısa bir süresi olanlar için bilgi paylaşacağım.


Eyfel Kulesi (La Tour Eiffel)

Bugün şehrin en önemli simgelerinden biri hiç süphesiz Eyfel Kulesi (La Tour Eiffel).
1889'da Fransız İhtilali'nin 100. yılını kutlamak amacıyla mimar Gustave Eiffel tarafından yaptırılan bu yapı, şu anda Fransa'nın ve Paris romantizminin en bilinen simgesi durumunda. Bu şehir, eğer yalnızsanız veya pazarlama romantizme karşı bir direnç halindeyseniz size soğuk bir Avrupa şehri olarak görünebilir. Fakat, kendinizi bu şehrin gündelik akışına, romantizmine ve ihtişamlı dokusuna bıraktığınız takdirde farklı bir gözle bu şehri görmeye başlayacaksınız.

Eyfel Kulesi
Bilgi: Eyfel Kulesi giriş ücreti çıkılacak kata göre değişmektedir. Gezi kısmı 2 ayrı kattan oluşmaktadır. Ayrıca giriş ücreti 26 yaş altı ve 26 yaş üstü olarak fiyatlar farklılık göstermektedir. Bazı görevliler kimlik haricinde bir kontrol yapmıyor, bazıları ise Avrupa vatandaşı olmanızı talep edebiliyor.
2017 yılı öncesinde Eyfel kulesinin ayakları altında dolaşılabiliyordu fakat, şu anda etrafı çevrilmiş ve kapatılmış durumda. Giriş ücreti ödeyip kontrol noktasından geçmeden Eyfel Kulesi'nin ayakları altında gezinmeniz maalesef artık mümkün değil.

Bilet bilgileri ve fiyatları için ilgili site bağlantı adresini şuraya (Bkz. Eiffel Tower link) bırakıyorum.

Bilgi: Eyfel Kulesi'ne metro ile ulaşım sağlamak isterseniz Bir-Hakeim istasyonu (Bir-Hakeim konum) veya École Militaire istasyonunda (École Militaire konum) inmeniz uygun olur.

Tavsiye: Kuleye çıkışta asansör kullanımını tavsiye ederim. İnerken hava şartları müsaitse ve sağlık durumunuz elverişli durumdaysa merdivenlerden inmek keyifli olacaktır.


Seine Nehri

Seine Nehri, Paris için önemli bir turist aktivitesi. Şehri ortadan ikiye bölen bu şehirde nehir üzerinde şehri tanıtan tekne turları ve turistik aktiviteler yapılmaktadır.

Seine Nehri, şehrin ortasından geçip bir noktada 2 iki ayrı kola ayrılarak şehre 2 adet adacık hediye etmiş (St. Louis ve Île de la Cité adaları Bkz. konum). 4 numaralı metro ile Cité istasyonunda inerek Île de la Cité adacığında gezinti yapabilirsiniz. Île de la Cité adası üzerinde ise Paris'in en önemli simgelerinden biri olan Notre-Dame Katedrali bulunmakta.

Seine Nehri derken Eyfel'i de tekrar paylaşalım.

Bilgi: Seine Nehri'ni La Tour Eiffel bölgesinde gezebilir ve Eyfel Kulesi ile birlikte fotoğraflarını çekebbilirsiniz. Aynı zamanda  Pont des Arts köprüsü üzerinden (Pont des Arts konum) nehrin iki kolunu ve tam ortasındaki Île de la Cité adasını fotoğraflayabilirsiniz.

Tavsiye: Nehir üzerinde tekneyle gezinmek yerine nehir boyunca yürümeyi tercih ederseniz şehrin dokusunu daha iyi hissedeceğiniz konusunda şüphem yok.


Notre Dame Katedrali

Notre-Dame Katedrali (Cathédrale Notre Dame de Paris) 1160'lı yıllarda inşa edilmeye başlamış ve yaklaşık 180 yılda tamamlanmış Paris'in en ihtişamlı gezi noktalarından biri. 19. yüzyılın başlarına kadar bakımsızlıktan ötürü bazı şehir planlamacıları tarafından yıkılması dahi gündeme gelmiştir. Victor Hugo, katedralin bakımsızığına ve birtakım yıkma düşüncelerine karşı halkın dikkatini çekmek için Notre Dame'ın Kamburu romanını hayata geçirdiği söylenir. Romanın yayınlanma tarihi de bu konu ile tutarlılık gösteriyor (1831).

Bir rivayete göre, 2. dünya savaşı esnasında Alman Nazi Ordusu Paris'i işgal eder. Nazilerin zayıflayıp çekilme sürecinde bir Alman askerine şehrin en önemli simgelerinden biri olan Notre-Dame Katedrali'ni dinamit ile patlatma görevi verilir. Asker, katedrale o kadar hayran kalır ki, patlatma düğmesine basamaz ve katedral günümüze kadar ulaşır.

Notre Dame Dış Kısım Ocak '19

Bilgi: Katedral Nisan 2019'da çıkan büyük yangın nedeniyle hasar gördü ve 5 yıllık bir restorasyon planı nedeniyle ziyarete kapalı durumda.

Notre Dame İç Görünüm
Tavsiye: Vaktiniz varsa ve kitapçıları seviyorsanız katedrale yürüme mesafesinde olan Shakespeare & Company Kitapevi'ne (Bkz. kitapevi konum) girmeden bölgeden ayrılmayın. Kitapevine giriş ücretsizdir. İngiliz edebiyatı ağırlıklı olmak üzere 1. el ve 2. el birçok kitap var, oturma alanında kitabınızı alıp okuyabilirsiniz. Kitap satın alma ve kitap ödünç alma imkanı da mevcut.


Louvre Müzesi

Louvre Müzesi, dünyanın en büyük sanat ve tarih müzelerinden biridir. Tarih öncesi antik çağlardan günümüze kadar binlerce eser yer almaktadır. Öncelikle müzenin alanından ve binasından bahsetmek doğru olacak. Müze binası aslen bir kale olarak inşa edilmiş ve kraliyet ailelerinin yönetim merkezi olmuştur. Zamanla çok fazla genişlemesi nedeniyle kale özelliğini kaybedince güvenlik nedeniyle kraliyet mensupları (15. Louis dönemi) Versay Sarayı'na taşınmış ve Fransız İhtilali'ne kadar bir geçiş dönemi yaşamış. İhtilal sonrası ise yerleşkenin müze olarak devam etmesi kararlaştırılmış.

Louvre Müzesi Dış Görünüm

Müze çok büyük bir alana kurulu olup ortasında ünlü cam prizma yer almaktadır. Orta alandan etrafınızdaki duvarlara ve yapılara kafanızı kaldırıp baktığınızda, muhteşem mimari yapılar ve heykeller göreceksiniz.

Mona Lisa Tablosu
Louvre Müzesi'nde en ünlü eser Leonardo Da Vinci'nin "Mona Lisa" tablosu. Fakat, oraya girdiğinizde inanılmaz bir kalabalığın içerisinde küçük, zırh camlar arkasında, başında nöbetçiler bekleyen ve önünde kırmızı bir insansavar ip gördüğünüzde üzülmeyin. Çünkü tam arkanızda yukarı doğru baktığınızda muhteşem bir İsa ve Havarileri tablosu göreceksiniz. (Son Akşam Yemeği tablosuyla karıştırılmasın, o tablo İtalya Milano'da Santa Maria delle Grazie Kilisesi'ndedir)


Bilgi: Louvre Müzesi sabah saat 09:00 itibariyle ziyaretçilerine kapılarını açıyor. Pazartesi, Perşembe, Cumartesi ve Pazar günleri 18:00'e kadar açık. Çarşamba ve Cuma günleri ise kapanış 21:45. Müzede flaşsız fotoğraf çekimine izin verilmektedir.

Tavsiye: Müzeyi gezmek bir güne dahi sığmadığı için sabahın ilk saatlerinde kapıda olmakta fayda var. Louvre Müzesi'ni 1 haftada dahi gezmek mümkün değil fakat 1 tam gününüzü bu müzeye ayırmayı düşünüyorsanız Çarşamba veya Cuma gününüzü ayırmanız mantıklı bir seçenek olacaktır. Biz gezimizde Çarşamba gününü seçtik ve 21.45'te müze görevlileriyle beraber kapıları kapattık:)

The Seated Scribe (M.Ö. 2600'ler)
Müze, 8 farklı bölümden oluşuyor. Müzede o kadar çok eser var ki, bu müzeyi sadece 1 gün içerisinde gezmeyi planlıyorsanız önceden hazırlıklı gelmeniz ve gezeceğiniz noktaları, bölümleri müze haritası üzerinde önceden belirlemeniz çok faydalı olacaktır. Girişte Audio Guide tedarik etmeniz fayda sağlayacaktır fakat bizim gezdiğimiz dönemde Türkçe seçeneği henüz gelmediği için tüm turu İngilizce dil seçeneği ile gezmek durumunda kaldık. Buradan tüm Fransız yetkililere sesleniyorum, eserlerin önemli bir kısmının Anadolu topraklarından gittiğini düşünürsek Türkçe dil seçeneğini eklemek boynunuzun borcudur ey Fransız ahalisi.:)

Google'a "Louvre Müzesi önemli eserler" yazarak plan yapmaya başlayabilirsiniz. Alternatif olarak rehberli turlara katılabilirsiniz.


Orsay Müzesi

Orsay Müzesi (Musée d’Orsay), tarihi bir tren garından devşirme binasıyla Paris'in ve Avrupa'nın en önemli müzelerinden biri. Müzenin frenk diyarındaki gerçek okunuşu "Orse" ve hatta "Oğse" şeklinde. 1900 yılında yapılan bu tren garı, işlevini zaman içerisinde kaybetmiş ve bir süre sonra "yıkılsın mı, otel mi olsun" derken şehir yönetimi tarafından müze olmasına karar verilmiş.

Orsay Müzesi Zemin Kat

Müzede Paul Cezanne ve Vincent van Gogh gibi ünlü ressamların eserlerini görebilirsiniz. Müze gezisi esnasında tanıdık bir ismin eseri var. Osman Hamdi Bey'in "Şehzade Türbesinde Derviş" eserini aşağıda paylaşıyorum. Osman Hamdi Bey kim idi derseniz, Pera Müzesi'ndeki "Kaplumbağa Terbiyecisi" eseri size üstadı hatırlatacaktır.

Şehzade Türbesinde Derviş

Bilgi: Orsay Müzesi'nde dışarıdan görünen saati müzenin en üst katına çıkarak içeriden de görebilirsiniz. Işık dışarıdan içeri vurduğu için saat siluetiyle güzel bir fotoğraf elde edebilirsiniz. Örnek bir fotoğrafı aşağıya bırakıyorum.

Tavsiye: Orsay Müzesi, Louvre Müzesi'ne nazaran çok daha fotojenik bir yerleşime ve alana sahiptir. Bu nedenle "acaba fotoğraf makinemi götürmesem mi?" diye bir soru aklınıza gelmesin lütfen.

Van Gogh'un Ünlü Tablolarından Biri

Orsay Müzesi, Louvre'a göre çok daha kısa sürede gezebileceğiniz bir müze. Hızlı bir gezi planıyla yarım günde müze gezisi tamamlanabilir.


Concorde Meydanı, Şanzelize Caddesi ve Zafer Takı

Concorde Meydanı (Place de la Concorde) ve Zafer Takı (Arc de Triomphe), Şanzelize Caddesi'nin başında ve sonunda yer alan 2 noktadır.

Concorde Meydanı, Şanzelize Caddesi'nin başı olarak kabul edilir. Fransız İhtilali'nin sonucu olarak onlarca kraliyet mensubu (dönemim kralı 16. Louis dahil olmak üzere) ve aristokrat, vatana ihanet suçundan dolayı Concorde Meydanı'nda halkın önünde vatana ihanet suçuyla suçlanarak giyotin aletiyle idam edilmiştir.

Concorde Meydanı'ndan batı yönüne doğru gittiğiniz takdirde öncelikle Şanzelize Caddesi'nin (sağ tarafınızda) ağaçlarla bezeli yeşil kısmını göreceksiniz. Ağaçlı yolun bitiminde 4 yolun birleştiği bir kavşak var, bu kavşağı geçtiğinizde ise (Roosvelt metro istasyonu itibariyle) ünlü mağazaların bulunduğu Şanzelize Caddesi'ne varmış olacaksınız. Paris'e ilk gittiğimizde Şanzelize'nin aslında Champs-Élysées olarak yazıldığını ve benzer bir şekilde okunduğunu bilmediğimiz için metro haritasında doğru istasyonu ve caddeyi ilk bakışta bulamamıştık, aman dikkat:)

Şanzelize Caddesi ve Zafer Takı

Caddenin sonuna doğru gözünüzü hafif kısarak baktığınızda ise ünlü Zafer Takı'nı görebilirsiniz.
Zafer Takı, Napolyon'un Austerlitz zaferine ithafen 1830'lu yıllarda yine Napolyon tarafından inşa ettirilmiştir. 1. Dünya Savaşı'nda ölen meçhul bir asker bu anıtın altına gömülmüş olup, 1923'ten beridir bu mezar üzerinde ateş yanmaktadır.

Zafer Takı Gündüz Saatleri

Tavsiye: Vaktiniz varsa, hava durumu uygunsa ve sağlık durumunuz uzun gündelik yürüyüşlere müsaitse, size tavsiyem bütün bu yerleri yürüyerek gezmeniz şeklindedir. Paris'e eşimle ilk gittiğimizde Notre Dame'dan Zafer Takı'na kadar çok uzun ve saatler süren bir yürüyüş yapmıştık. Tabii sizin bu kadar uzun bir yürüyüş yapmanıza gerek yok fakat, Concorde Meydanı'ndan Zafer Takı'na kadar yaklaşık 1 saatlik yürüyüşle gününüze keyif katabilirsiniz.


PARİS YAZILARIMIZ:
Paris Gezi Rehberi - 1. Bölüm (Eyfel, Seine, NotreDame ve Müzeler)
Paris Gezi Rehberi - 2. Bölüm (Montmartre)
Paris Gezi Rehberi - 3. Bölüm (Ulaşım)
Paris Gezi Rehberi - 4. Bölüm (Konaklama)
Paris Gezi Rehberi - 5. Bölüm (Tuilleries, Palais Royal, Le Marais ve Diğerleri)

 
ORTAKALEM © 2011 | Designed by Interline Cruises, in collaboration with Interline Discounts, Travel Tips and Movie Tickets