Paris Gezi Rehberi - 2. Bölüm (Montmartre)

2 Ekim 2019 Çarşamba

"Paris Gezi Rehberi - 1. Bölüm" yazımızı okuyup "yahu bu kadarcık Paris gezisi yetmez, başka yerlerini de görmek isteriz" diye düşünüyorsanız "Le Parisien" olma yolunda uygun adımla ilerliyorsunuz demektir. Aslında bu bölüm, 1. bölümdeki yazımın devamı niteliğinde, hatta 1,5. bölüm olarak adlandırılabilir. Bu yazıda bahsedeceğim yer Ressamlar Tepesi, Montmartre.


Montmartre Tepesi

Paris'in bohem kültürünün görebileceğiniz ve Paris şehrini yukarıdan izleyebileceğiniz en yüksek rakımlı, en güzel yerlerden biri Montmartre. Tepenin simgesi olan Sacre-Coeur Bazilikası, kırmızı renkli ve değirmen simgeli ünlü Moulin Rouge kabaresi, Amelie Poulain'in gündelik alışverişini yaptığı marketi (market konumu) ve çalıştığı kafe (Café des Deux Moulins - kafe konum) ünlü ressamlar  Pablo Picasso, Salvador Dali, Claude Monet, Vincent van Gogh ve Amedeo Modigliani'nin en ünlü eserlerınden bazılarını hayata geçirdiği Ressamlar Tepesi'yle birlikte yüzlerce basamaktan oluşan merdivenlerinde ve dar ve arnavut taşlında sokaklarında keyiflice vakit geçirmek için 1 tam gününüzü ya da en azından öğleden sonrası olmak üzere yarım gününüzü ayırmanız yeterli olacaktır.


Montmartre Bölgesine Nasıl Ulaşılır?

Bölgeye en kolay ulaşım yolu metro. 12 numaralı metroya bindip Abbesses istasyonunda indiğinizde Place des Abbesses Meydanı'na adım atmış olacaksınız. Diğer metro ulaşım noktası ise 2 no'lu metro ile ulaşabileceğiniz (Moulin Rouge'un hemen dibinde olan) Blanche istasyonu.
Tavsiyem, gün boyunca tabana kuvvet yürümeniz gerekeceği için, Sacre-Coeur ve Ressamlar Tepesi'ne daha kısa yoldan ulaşabilmek adına ilk gidişte Abbesses istasyonunu kullanıp büyük bir çember çizerek ulaşım rotanıza uygun olduğu takdirde Blanche istsayonuna kadar inerek Moulin Rouge kabaresinin önünde Montmartre gezinizi sonlandırmanızdır. Yazıyı bu rota doğrultusunda hazırladık. Basit bir yürüyüş güzergahını google harita üzerinden şuraya bırakıyorum.


Sacre Coeur Bazilikası

Montmartre bölgesine geldiğinizde uğramanız gereken en önemli yerlerden biri Bazilika. Metrodan indikten sonra Bazilika'ya doğru yürüdüğünüzde karşınıza Amelie'nin erkek arkadaşını yerdeki çizgiler ve işaretlerle delirttiği alt meydana geleceksiniz. Burada hemen sol tarafta bir atlı karınca (Carrousel de Saint-Pierre) ve onun biraz arka kısmında ise sizi ücret karşılığında tepeye çıkaran çekme halatlı bir füniküler (Funiculaire - Gare Basse) mevcut. Eğer tepeye merdivenlerden çıkmayı gözünüz kesmiyorsa ya da sağlık açısından bir engeliniz varsa füniküleri kullanmanız uygun olur çünkü merdivenler hem yüksek, hem de çok fazla.

Sacre Coeur Bazilikası

Tavsiye: Zaman zaman merdivenlerde siyahi Fransız arkadaşlar, çeşitli ip ve bileklikleri zorla size satmak isteseler de bu arkadaşlara hiç prim vermeden hızlı hızlı merdiveni çıkmanızı öneririm.

Sacre Coeur'dan Bir Görünüm

Sacre-Coeur Bazilikası, kuşbakışı incelediğinizde bir haç şeklinde tasarlanmıştır. Nereden kuşbakışı gözlemleyebilirim diye düşünüyorsanız. (bkz. Sacre-Coeur konum) Mimari dokusunda Roma dönemi ve Bizans dönemi eserlerine benzerlik görebilirsiniz. Bazilikanın Saint-Front de Périgueux Katedrali ve Ayasofya'dan ilham alınarak inşa edildiği söylenir. Yuvarlak kubbeli yapısı da gerçekten bu teoriyi destekliyor.

Bazilika, bir hac noktasıdır ve her yıl hem turistler, hem hacı adayları tarafından milyonlarca ziyaretçi ağırlamaktadır. Bembeyaz yapısı ve kubbeli görüntüsüyle "düğün pastası" olarak adlandırılan Sacre-Coeur, halihazırda kilise olarak kullanıma devam etmekte olup giriş ücretsizdir. Halihazırda ibadet mekanı olduğu için içeri girdiğinizde bu durumu göz önünde bulundurmanızı önemle rica ederim.

Sacre Coeur Bazilikası

Bazilika içinde büyük bir org bulunmaktadır ve org yapısı itibariyle teknoloji harikası olarak adlandırılmaktadır. Şanslıysanız bir ayine denk gelip orgun sesini muhteşem yapının duvarlarında yankılanırken dinleyebilirsiniz.

Bazilikanın hemen yanında ise yeni dönemde keşfedilmiş bir görsel ilüzyon var. Bazilikaya varmak üzereyken (yüzünüz bazilikaya dönük iken) hemen sağ tarafta bir bina var. Bazilikanın önünde eğimli çim görüntüyü düz zemin olarak kamera açısını ayarladığınızda arkadaki bina "batan bina - sinking house" olarak görünüyor ve ortaya eğlenceli bir görüntü çıkıyor. Denemenizi tavsiye ederim:)

Sinking House

Diğer bir manzara tavsiyesi, Sacre-Coeur'a sırtınızı verdiğinizde sağ tarafa doğru yürüyün. Yürüdüğünüz yol olan Rue Azais'de sol kolunuz üzerinde demir korkulukların bulunduğu bir kaldırım var. Oradan karşı manzarayı izlediğinizde, hava durumu da puslu değilse, tam karşıda Eyfel Kulesi'nin siluetini görmeniz mümkün. Gün batımı esnasında çektiğim bir görüntüyü paylaşıyorum.

Montmartre Tepesi'nden Eyfel Kulesi'nin Gün Batımı Silueti


Place Du Tertre Meydanı

Montmartre'nin çeşitli sosyal medya mecralarında ressam ve karikatüristlerin açık alanda arnavut taşlı bir meydanda resim yaptıklarını ve muhtemelen görmüşsünüzdür. İşte o meydanın adı Place Du Tertre (bkz. Tertre Meydanı konum). Sacre-Coeur'dan kısa bir yürüyüş sonrasında ulaşacağınız bu meydanda vaktiniz ve bütçeniz varsa resminizi veya komik bir karikatürünüzü çizdirmeniz mümkün. Eğer daha kısa bir sürede burayı gezecekseniz meydanda bulunan kafeteryalar soluklanmak için birebir. Buna da vaktiniz yoksa anın tadını çıkarın ve 17-18. yy'dan kalma binaları ve yapıları izlerken o dönemin ünlü ressamlarının bu bölgeden nasıl ilham alarak eserlerini yaptığını hayal edin.

Restoran Deneyimi: Eşimle yemek yeri bakınırken kulağımıza tatlı bir piyano sesi geldi ve bu sese kulak verip La Pétaudière (bkz. restoran konum) adlı restorana puanına dahi bakmadan girdik. Öncelikle ortamın ambiansı çok iyi ve restoran şirin dizayn edilmiş. İçeri girince köşedeki piyano ve masa düzeniyle bunu siz de göreceksiniz. Fransızların ünlü soğan çorbasından ve yanında da doyumluk bir pizza sipariş ettik. Siparişlerin gelmesi normalden uzun sürdü fakat, hem çorba hem de pizza gayet lezzetliydi. Vaktimiz olduğu için dert etmediğimi söylemeliyim. Bu restoran için Google puanına ve yorumlara baktığımda birbirinden uç puanlamalar var ve çoğu olumsuz yönde, geneli de siparişlerin geç gelmesi ve garsonların tavrı ile ilgili. Son puan durumunu görünce tavsiye edip etmeme konusunda kararsız kaldım fakat, kendi deneyimlerimi burada paylaştığım için buraya restoran ile ilgili deneyimimizi ekleme gereği duydum. İlgilenenlere duyurulur.


Le Fabuleux destin D'amelie Poulain (Film)

Ünlü yönetmen Jean-Pierre Jeunet'in eseri olan Amelie filmini izlemeden Montmartre'ye gelmeyin.
Filmden kısaca bahsetmek gerekirse Amelie, asperger belirtileri gösteren yalnız bir kız. Küçük dünyasında etrafındaki insanlara birtakım müdahalelerde bulunarak onlara iyilik yapmaya çalışan ve hayatlarına renk katmaya çalışan kahramanımız Amelie, bir gün gelir ve bir çocuğa aşık olur. Fakat, aşkını gidip pat diye söylemek yerine kendince bir yöntem uygular. Film de bu küçük detayların birleşerek Jean-Pierre Jeunet'in güzel yorumuyla IMDB sıralamasında kendine her zaman üst sıralarda yer bulmakta.
Montmartre'i gezerken sokaklarda Amelie filminden kareler görmeniz mümkün. Mesela Sacre-Coeur'un aşağısında atlı karıncanın bulunduğu alan, Amelie'nin erkek arkadaşı olacak Nino'yu telefonla aradığı ve yerdeki oklarla deliye döndürdüğü alan. (Bkz. konum)

Amelie'nin hemen evinin altında bulunan ve saf arkadaşı Lucien'in çalıştığı marketin adresini ise hemen şuraya bırakıyorum. (Bkz. Amelie market konum) Burası gerçek bir manav, lezzetli meyvelerinden birkaç tane alıp yemeyi unutmayın, şimdiden afiyet olsun.





Filme konu olan bir diğer nokta ise Amelie'nin çalıştığı kafeterya. (Bkz. Café des Deux Moulins konum) Burası da gerçek bir kafeterya. Filmde olduğu gibi, Creme de Brulee tatlısından alıp yanına da bir kahve sipariş edip Amelie fotoğrafının altında afiyetle yiyebilirsiniz.






Moulin Rouge Kabaresi

Moulin Rouge, 1889 yılında inşa edilen bir kabaredir. Fransızca dilinde "Kırmızı Değirmen" anlamına geliyor, zaten dış görüntüsünde adının hakkını verir bir şekilde büyük bir kırmızı değirmen bulunmakta ve kabare adını bu değirmenden almakta. Şuraya konumunu (Bkz. Moulin Rouge konum) bırakıyorum.
Ayrıca 2001 yılında Baz Luhrmann yönetmenliğinde çekilen Moulin Rouge filmi de (Bkz. imdb linki) burayı konu almaktadır.
Özel bir girişimle Fransızların hayatına giren bu ünlü kabare, kısa süre içerisinde sembol bir yer olmuştur. Özellikle yetişkinlere yönelik gösteriler ve ünlü kan-kan danslarını izlemek için dünyanın dört bir yanından turistler buraya gelmektedir.
Moulin Rouge için aylar öncesinde rezervasyon yapmanız ve bilet almanız önemli. Fiyatlar ciddi anlamda pahalı, fakat yine de organizasyon ve gösteri detaylarını incelemeniz için şuraya kabarenin resmi linkini bırakıyorum. Biz sadece önünde resim çekinmekle yetindik, tabii karar sizin.


PARİS YAZILARIMIZ:
Paris Gezi Rehberi - 1. Bölüm (Eyfel, Seine, NotreDame ve Müzeler)
Paris Gezi Rehberi - 2. Bölüm (Montmartre)
Paris Gezi Rehberi - 3. Bölüm (Ulaşım)
Paris Gezi Rehberi - 4. Bölüm (Konaklama)
Paris Gezi Rehberi - 5. Bölüm (Tuilleries, Palais Royal, Le Marais ve Diğerleri)

0 yorum:

Yorum Gönder

 
ORTAKALEM © 2011 | Designed by Interline Cruises, in collaboration with Interline Discounts, Travel Tips and Movie Tickets